10/8/2009 • Kategori: Siyaset



Nasıl da hızlandınız.
Kürt açılımı konusunda…
Aman Allah’ım bir trafik ki baş döndürücü.
Cumhurbaşkanının, tarihi fırsat diye işaret etmesi, Genelkurmay Başkanı’nın üniformasıyla çıkıp açıklamaları, ardından Başbakan’ın hızlı trafiği, yıllardır verilmeyen randevuların birden bire hayata geçirilmesi, sarmaş dolaş demeçler, bakanların üst üste açıklamaları. Abdullah Öcalan’la diyalog tartışmaları, Kuzey Irak argümanları…

Dur bakalım neler olacak, derken ABD büyük elçisi yandan çarklı sürece dahil olunca “enişte” nin birden bire baldızı neden öptüğünü anlayıverdik.
Ne yalan söyliyeyim bir tuhaf oldum. Hep böyle birilerinin menfaatleri doğrultusunda, dürtmesi ya da “öpmesi” ile mi bir şeyler yapacağız?
Açıklamaların bini bir para. Ders kitaplarının değişiminden tutun, “Ne Mutlu Türküm Diyene”,nin ya da “Türk’üm doğruyum çalışkanım…” andının kaldırılması, gibi acil tedbirlerin yanında, bölgesel özerklik verilmesi, dağdakilere siyaset yolunu açıp İmralı mahkumu dahil, TBMM ne girme fırsatının tanınması gibi sapla samanın havada uçuştuğu absürd çözüm teklifleri…

Hatırlayın bundan 14-15 sene önce Erbakan denilen ileri görüşlü birisi neler demişti:

“Siz her sabah okullarda Türk’üm doğruyum çalışkanım dedirtirseniz, birileri de bu sözden alınarak, ben de Kürd’üm daha doğruyum daha çalışkanım demeye başlar…”

Vay sen misin bunları söyleyen! Defalarca, aylarca, bandı geri sarıp sarıp medyada teşhir ve linç kampanyaları. Mahkemeler, süründürmeler, siyaset yasakları, yıllarca temel haklarının gasbı… Bakıyorum şimdi bu olayı hiç hatırlayan, hatırlatan ve konuşan yok. Hiç kimse demiyor ki:
“Bu insan ne demişti ya?.. Biz bunları yeni aklımıza getiriyoruz. Halbuki makul ve gerekli çözümleri 10 küsür sene önce bu insan söylemiş, biz bunu linç kampanyasına tutmuşuz. Bari bu gün gidelim de, ne demek istediğini, aklındaki çözüm önerilerini alalım. Sahi bu insan İslam kardeşliği, 70 milyonun kardeşliği falan da diyordu, gidip bir soralım ne demek istediğini…”
Hadi O’na gitmeyi gururunuza yediremiyorsunuz, bari O’nun hala tabii lideri olduğu siyasi görüşü temsil eden partiye gidelim, görüş alalım demiyorsunuz. Halbuki sadece doğunun çözümü ile ilgili değil, Türkiye’nin tüm problemleri ile ilgili, hatta dünyanın sorunları ile ilgili O insana hepinizin danışma, önünde diz çöküp fikir, siyaset ve taktik öğrenme mecburiyetiniz var. Gömüp üzerine beton döktüğünüz o insan, betonları parçalayıp çıktı ve bir baba şefkatiyle insanlığın problemlerine çözüm arayışlarını sürdürüyor. Sizin ufuksuzluğunuzun ötesinde çok geniş bir ufukla… Tarım, sanayi, ekonomi, dış politika, devlet millet kaynaşması, yaşanabilir bir Türkiye ve diğer konularda engin tecrübe ve bilgi birikimiyle…
Ama önce özür dileyin O’na yaptıklarınızdan dolayı, linç kampanyalarından dolayı, betonlama işlerinizden dolayı… Yanına gittiğinizde hala ülkesi ve insanlarının mutluluğu için yanıp tutuşan, kafasındaki çözüm önerilerini hayata geçirememekten dolayı kahrolan, bunların hayata geçmesi için hala bir şeyler yapmaya çabalayan, gecesini gündüzüne katarak, yeni çözümler üretmeye çalışan bir insan bulacaksınız karşınızda. Ve de bir kahraman!
Ama önce o insandan ve camiasından özür dileyin. Bu sizi küçültmez. Bilakis büyütür.


www.ekremsama.com

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »

<_script /><_script />
Fare İmleçleri ve link efekt kodları